GRAFİKLİ – Milyonlarca çocuk ülkelerinden göç etmek zorunda kalıyor

0
68
views
 Dünyada savaş, istikrarsızlık, iç çatışma, gıda yetersizliği ve daha iyi bir yaşam arayışı için farklı bölgelere göç eden 28 milyon çocuk bulunuyor
– Bu çocukların 12 milyonu mülteci ve sığınmacı statüsünde
– 2015 ve 2016’da en az 300 bin çocuğun ailesinden ayrı kaldığı biliniyor
– Afrika’da 4 milyon, Amerika’da 6,3 milyon, Asya ve Ortadoğu’da toplam 12 milyon, Avrupa’da 5,4 milyon yerlerinden edilmiş, mülteci ve sığınmacı çocuk bulunuyor
– Bu çocukların yüzde 61’i ilkokula ve yalnızca yüzde 23’ü ortaokula gidebiliyor
– Dünya genelinde insan ticareti kurbanlarının yaklaşık yüzde 28’ini yerlerinden edilmiş, mülteci ve sığınmacı çocuklar oluşturuyor

Maruz kaldıkları mevcut çatışmalar, zulüm ve kötü yaşam koşullarından kaçan yaklaşık 28 milyon mülteci çocuk farklı ülkelerde yeniden hayata tutunmaya çalışıyor.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonunun (UNICEF) verilerine göre, dünya genelinde yaklaşık 28 milyon çocuk savaş, istikrarsızlık, iç çatışma, gıda yetersizliği ve daha iyi bir yaşam arayışı gibi nedenlerle yaşadıkları bölgelerden farklı yerlere göç etmek zorunda kaldı.

Bu çocukların 12 milyonu mülteci ve sığınmacı statüsünde bulunuyor.

Her 200 çocuktan 1’inin mülteci olduğu günümüz dünyasında ayrıca her yıl 70 bin devletsiz çocuk doğuyor.

Bunun yanı sıra 2015 ve 2016’da ülkelerinden göç etmek zorunda olan 80 ülkede kayıtlı en az 300 bin çocuğun ailesinden ayrı olduğu biliniyor.

– Afrika

Afrika’da çatışmalar, insan hakları ihlalleri ve işkencelerin yanı sıra gıda yetersizliği nedeniyle çocuklar aileleriyle başka bölgelere göç etmek zorunda kalıyor.

Kıtadaki yaklaşık 7 milyon yerlerinden edilen kişi, mülteci ve sığınmacının 4 milyon kadarını çocuklar oluşturuyor.

Afrikalı bu çocukların önemli bir bölümünü, Güney Sudan’daki istikrarsızlık yüzünden Etiyopya, Kenya, Sudan ve Uganda’ya göç edenler oluşturuyor.

Somali’den göç eden çocuklar ise Cibuti, Etiyopya, Kenya gibi ülkelerde yeni bir yaşam mücadelesi verirken Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki topluluklar arasındaki çatışmalardan ötürü çocuklar çevre ülkelere göç ediyor.

– Amerika

Amerika kıtasında ise yerlerinden edilmiş, mülteci ve sığınmacı 6,3 milyon çocuk bulunuyor.

Özellikle Orta Amerika ülkelerinden Kuzey Amerika’ya göç eden kişilerin yüzde 43’ünü çocuklar oluşturuyor. Bu çocukların göç destinasyonu ise ağırlıklı olarak ABD ve Kanada oluyor.

Ancak bölgedeki göçmen çocukların karşılaştığı birçok yapısal sorun bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin ülkenin güney sınırlarından yasa dışı yollarla içeri girerken yakalanan göçmenlerin çocuklarını yargılama sürecinde alıkoyma uygulaması bunun bir örneğini oluşturuyor.

– Asya

Nüfusu kalabalık olan Asya ülkelerinde ve Ortadoğu’da da göç etmek zorunda olan 18 yaş altı toplam 12 milyon çocuk bulunuyor.

Asya dünyada en fazla mülteci, sığınmacı ve yerlerinden edilmiş çocuğa ev sahipliği yapıyor.

Bölgede en çok göç veren ülkeler arasında bulunan Afganistan’dan kaçmak zorunda kalan çocukların çoğu Pakistan ve İran’da yeniden hayata tutunmaya çalışıyor.

Öte yandan bölgede Myanmar ordusu ve Budist milliyetçilerin zulmünden kaçan yaklaşık 700 bin Arakanlı Müslümanın 385 bini çocuklardan oluşuyor.

– Ortadoğu

Ortadoğu’da Suriye, Irak ve Yemenen çok göç veren ülkeler olarak ön plana çıkıyor. Ülkelerindeki kaostan kaçan çocukların birçoğu Türkiye, Ürdün, Pakistan, Lübnan gibi ülkelere göç ediyor.

Suriye savaşı nedeniyle son yıllarda Türkiye en çok göç alan ülkelerden biri oldu. Suriye’deki savaş yüzünden Türkiye’ye yaklaşık 3,5 milyon Suriyeli geldi. Suriyelilerin yanı sıra Irak, Afganistan gibi diğer ülkelerden gelenlerle Türkiye’deki 3,9 milyon kişinin 1,7 milyonunu çocuklar oluşturuyor.

Bunun yanı sıra Ortadoğu ve Asya’da göç etmek zorunda kalan çocukların yüzde 45’inin Suriyeli ve Afgan olduğu tahmin ediliyor.

– Avrupa

Avrupa, çoğunluğu Suriyeli, Afgan ve Iraklı olmak üzere toplamda 5,4 milyon yerlerinden edilmiş, sığınmacı ve mülteci çocuğa ev sahipliği yapıyor. Avrupa’da en fazla mülteci ve sığınmacı çocuk Almanya ve Sırbistan’da bulunuyor.

Ekseriyeti Ortadoğu ülkelerinden gelen, Akdeniz ve Balkanlar üzerinden Avrupa’ya ulaşmaya çalışan mülteci ve sığınmacıların karşı karşıya kaldıkları sorunların ardından 2015-2016 dönemi Avrupa’da “mülteci krizi” olarak anılıyor.

Bu dönemde yaklaşık 2,5 milyon çocuk yeni bir yaşam umuduyla ailesiyle veya tanıdıklarıyla hayati riskler alarak Avrupa’ya göç etti. Bu çocukların birçoğu ise Akdeniz üzerinden Yunanistan, İtalya ve İspanya’ya geçmeye çalışırken hayatlarını kaybetti.

Bunun yanı sıra Ukrayna’daki siyasi kriz de birçok çocuğun Rusya, Belarus ve Polonya’ya göç etmesine neden oldu.

– Göç eden çocukların karşılaştıkları sorunlar

Yerlerinden edilen, mülteci ve sığınmacı çocukların karşılaştıkları en büyük sorunlar arasında ailelerinden ayrı olmak, gerekli korunma ve bakımdan mahrumiyetin yanı sıra eğitim, sağlık ve psikolojik destek gibi bulundukları ülkelerin kamu hizmetlerine ulaşımda yaşadıkları sıkıntılar bulunuyor.

Dünya genelinde çocukların yüzde 91’i ilköğretim düzeyinde eğitim alabiliyorken mülteci ve sığınmacı çocukların yüzde 61’i ilköğretim imkanına sahip. Öte yandan, ortaokul düzeyinde dünya ortalaması yüzde 84 iken mülteci ve sığınmacı çocukların yalnızca yüzde 23’ü ortaokula gidebiliyor.

Göç etmek zorunda kalan çocukların karşılaştıkları en büyük problem insan ticareti yapan çetelerin kurbanları olmaları. Bu kurbanların yaklaşık yüzde 28’ini mülteci ve sığınmacı çocuklar oluşturuyor.

Sahraaltı Afrika, Orta Amerika ve Karayipler gibi bölgelerde ise insan ticareti kurbanı çocuk oranı yüzde 64’e kadar çıkabiliyor.

– Mülteci ve sığınmacı çocuklarla ilgili veri yetersiz

Dünyada mülteci ve sığınmacı çocukların mevcut durumu ve yaşadıkları problemlerle etkin mücadele edilmesinin önündeki en büyük engellerden birini konuyla ilgili sağlıklı verilerin bulunmaması oluşturuyor.

Bu kapsamda BM, “Göç eden çocukları korumak daha sağlam veriyle başlar” temasıyla yerlerinden edilen, sığınmacı ve mülteci statüsündeki çocuklarla ilgili veri edinilmesinin nasıl olabileceği ve pratikte bu verilerin nasıl kullanılabileceğiyle ilgili farkındalık yaratmak için yayımladığı broşürle, ilgili kurum ve kuruluşları gerekli adımları atmaya çağırıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here